31 Ekim 2009 Cumartesi

Pınar Karşıyaka:88-Kepez Belediyesi:76

Bugün basketbol seyretme arzusuyla uyandım.Karşıyaka'nın maçı olduğu kafamda yer etmiş heralde.Gidip gitmeme karasızlığını aşıp koyuldum yollara.Gidiş dönüş 4 saatim yollarda geçmesine rağmen çektiğime değdi açıkçası.Karşıyak 35 dakikasını geride götürdüğü maçı seyircininde desteğiyle kazandı.Kepez açıkçası kaliteli kadrosuyla maçın favorisiydi.Maçın başından sonuna kadar da favoriydiler ama Karşıyaka seyircinin müthiş desteğiyle iyi oynamaya başlayınca son periyotta 31-14 gibi bir skor oluştu.Karşıyaka'da bugün iki oyuncuya dikkat çekmek istiyorum:Alper Saruhan ve Birkan Batuk. Birkan ikinci yarının başındaki isteği ve arzusuyla ve Alper'in Cüneyt'e yaptığı iyi savunmayla galibiyette önemli katkıları oldu.Wesson çok önemli işler yapıyor.Karşıyaka'nın oyun kurucularını beğenmedim.Ne David Holston ne de Gökper o bölgeyi kaldıramıyor.David Holston yerine takımı daha iyi oynatabilecek bir oyuncu alırlarsa Karşıyaka Arena'da müthiş seyirci desteğiyle yenemeyecekleri takım olmaz.Karşıyaka'da hücum sorunu yok, ligde 3 maçta 87,33 sayı ortalama ile oynuyorlar ama savunmada çok eksiklikler var.Adam adama savunmada çok geçiliyorlar. İnşallah savunma zafiyetleride aşlılır ve daha iyi bir Karşıyaka seyrederiz.

24 Ekim 2009 Cumartesi

Engin Atsür

Beşiktaş ile ilk lig maçına çıktı.Beşiktaş'ın Antalya Belediyesini 88-64 yendiği maçta 9 sayı,8 ribaund,4 asist ve 2 top çalma ile oynadı.Böyle komplike oynamaya devam edecekse başımızın üstünde yeri var. Toplamda 3/9 şut yüzdesiyle oynamış.Beşiktaş'ta istenen katkıyı verecek gibi.İnşallah beni yanıltmaz.

Bornova Belediye:75-Tofaş:74

Çağdaş Erdoğan'ın son 7 saniyedeki üçlüğüyle Tofaş'ı 75-74 yendiler.Live scoredan takip edebildim.Kendi ayarlarındaki Tofaş'ı evlerinde yenmeleri gerekiyordu.Takımın kendine güven kazanması için önemli oldu bu galibiyet.Eline sağlık Çağdaş Erdoğan ama bundan sonra için Türk oyunculardan yeterli verim alınmamaya devam ederse maç kazanmaları hep zor olacaktır.

22 Ekim 2009 Perşembe

Euroleague Normal Sezon 1. Maçlar(2.Gün)

L.Rytas:77-Efes Pilsen:70
A.J. Milano:65-Panathinaikos:73
L. Roma:77-Caja Laboral:65
Partizan:64-Unicaja:72
Bc Khimki:84-Real Madrid:81

Efes Pilsen'de aynı dün akşamki Fenerbahçe gibi dağınık oynuyor.Ergin Ataman bir an önce takımı toparlaması gerekiyor.Kadro Türk basketbol tarihinin en pahalı ve en kaliteli kadrosu ama oynanan oyun hiç güzel değil.Türkiye liginde güle oynaya finale çıkarlar ama Euroleague'de hedef final four ise çok daha iyi oynamaları şart.Rytas'ta Bojan Popovic'i çok beğendim.Geçtiğimiz Avrupa Şampiyonası'nda da çok verimli oynamıştı.11 sayı,10 asist,3 top çalma ile oynadı. Bizim iki oyun kurucumuz (Kerem ve Ender) 6sayı,1 ribaund,1 asistle oynadı.
Diğer maçlarda Panathinaikos maçın ikinci yarısında tecrübesini ortaya koydu ve maçı kazandı.Bir takımda Avrupa'nın en iyi oyun kurucusuyla pivotu(Spanoulis-Pekovic) varsa üstüne derin kadro, mükemmel taraftarla final four'un bir numaralı adayı olursunuz.Hatta çok erken ama benim şampiyonluk adayım Panathinaikos'tur.
L.Roma ,Eski adıyla Tau yeni adıyla Caja Laboral'ı yenmiş.Caja Laboral'da geçen sene TBL'den hatırladığımız Chris Lofton maçı 8 dakikada 6 sayıyla tamamlamış.Caja Laboral'ı güç kaybetmiş gördüm.Partizan, hızlı başladığı maçta çabuk sönmüş.İstikrarlı oynayan Unicaja maçı kazanmasını bilmiş.Gecenin en zevkli maçı Rusya'daydı.Khimki takımını çok beğendim.Savunmada hücumda ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar.Real'de Darius Lavrinovic adeta dün akşamki ikiziyle yarıştı.Ksistof Lavrinovic dün akşam 26 sayı,8 ribaund,3 top çalma yapmıştı.Darius Lavrinovic 32 sayı,11 ribaund,3 blokla oynadı.Nasıl bir aileden geliyorlar aklım sırrım ermedi valla.Bu performansla birinci haftanın en iyi oyuncusu oldu.

21 Ekim 2009 Çarşamba

Euroleague Normal Sezon 1. Maçlar


Cibona:40-Montepaschi Siena:85
Zalgiris:71-Asvel:52
Fenerbahçe Ülker:59-Regal Barcelona:82
Olympiacos:94-Entente Orleanaise:72
Maroussi:65-CSKA:66
Asseco Prokom:81-Ewe Baskets87

Sıradan gidersek; Cibona, Siena karşısında hiçbir varlık gösterememiş.Bir Euroleague takımının 40 sayıda kalması pek rastlanılacak bir durum değildir.%31,2 ikilik,%12 üçlük yüzdesine bakınca pekde şaşırmadım açıkçası.Siena açısından çok kolay bir maç olmuş.Terrell Mcintyre 23 dakikada 6 sayı,11 asist,7 top çalma,2 ribaundla ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu göstermiş.Lavrinoviç'de Avrupa Şampiyonası'ndaki performansının çok üstüne çıkarak 26 sayı,8 ribaund,3 top çalmayla oynamış.
Zalgiris, Asvel karşısında rahat bir galibiyet almış.Fark her periyotta giderek artmış.Curtis Borchard(20sayı,7ribaund) dışında karşılık veren olmamış.Marcus Brown 35 yaşına rağmen Euroleague gibi zor bir ligde 16 sayısını yollamış.
Fenerbahçe çok dağınık oynadığı Barcelona 23 sayılık fark yedi.Ne doğru düzgün savunma yaptı nede doğru düzgün hücum.İlginç rotasyonlar devam ediyor Tanjeviç tarafından.Bu akşam ki Fenerbahçe'den daha derli toplu,daha ne yapmak istediğini bilen sokak basketbolu takımları seyretmiştim.Fenerbahçe öyle bir savunma yaptı ki Pete Mickeal hiç zorlanmadan 8/9 isabetle 26 sayı attı.Bir an evvel toparlanmaları şart.Önümüzdeki günlerde bir operasyonlar olacak bakalım ama hayırlısı.
Olympiacos, Entente karşısında ikinci periyotta işi bitirmiş.Oyuncu kalitesi farkı bir periyotta maçı koparmalarına yetmiş.Kleiza(23sayı,9ribaund), Nba dönüşü Avrupa'da neler yapabileceğinin sinyallerini vermiş .
Maroussi-CSKA maçı gecenin en çekişmeli maçı olmuş.Maç sonuna kadar kafa kafaya gitmiş. 1.4 saniye kala Maroussi Keys'in üçlüğü ile 65-63 öne geçmiş.CSKA mola dönüşü Khryapa ile fade away üçlük bularak 66-65 maçı kazanmış.Maroussi'ye üzüldüm açıkçası CSKA gibi geçen senenin finalisti takıma karşı son saniye üçlüğü ile kaybetmek onlar açısından moral bozucu olmuştur.Bu maçla beraber ne kadar zor bir deplasman olacaklarının sinyalini verdiler.
Prokom da kendi sahasında gruplara kötü başlayan takımlardan biri.Euroleague tecrübesi olmayan bir takıma karşı kendi sahalarında yenildiler.Alman ekibe tebrikler.

Maçlardaki yaklaşık taraftar sayıları Cibona 4200,Zalgiris 4500,Fenerbahçe 1000,Olympiacos 7000,Maroussi 1650,Prokom 3250 kişi.En düşük rakam Fenerbahçe'nin.Burada biraz düşünmemiz lazım. 15 milyonluk İstanbul'un göbeğinde Fenerbahçe Avrupa'nın basketboldaki Şampiyonlar liginde maç yapıyor üstelik birde Barcelona'yla ve oraya 1000 kişi geliyor.Fenerbahçe yönetiminin taraftarı salona çekmenin bir yolunu bulması gerekiyor.Gelen takımlar hiçbir deplasman zorluğu çekmeden güle oynaya basketbollarını oynuyorlar.Bu arada Terrell Mcintyre bu gecenin yıldızıdır 23 dakikada 7 top çalma hemde erken kopmuş maçta helal olsun başkada söylenecek birşey yok.

9 Ekim 2009 Cuma

Fabio Cannavaro

Cannavaro'nun doping testi pozitif çıkmış.Yapılan açıklamada arı ısırması sonucu kortizon içeren bir ilaç kullanıldığı söyleniyor.Doping içeren ilaç alındığı ilgili makamlara bildirilmiş.Muhtemelen ceza almayacak daha önceden bildirildiği için ama yapılan açıklama ne kadar doğrudur, belli değil.Doping Kurulunun kararı belirleyici olacak.İnşallah ceza almaz,CM'nin en kral defanslarındandır kendisi.

2 Ekim 2009 Cuma

Dünya Artistik Bilardo Şampiyonası


Rastgele kanallar arasında gezinirken TRT3'te denk geldi.Kastamonu'da yapılıyor.Sekiz ülkeden 24 sporcu yarışıyor.100 farklı figür var.Figürler zorluk derecelerine göre 5'ten başlayıp 10'a kadar farklı puanlar alıyor.2008 Dünya Şampiyonu Türkiye olmuş.En dikkatimi çeken hakemler bu sporda.100 farklı figürü ezbere biliyorlar.Hakemler şahane ,bilardo sıkıcı.

1 Ekim 2009 Perşembe

Milan Gurovic

34 yaşında jübilesini yapmış.Çok iyi bir savunmacıydı.Kariyerinde Avrupa ve Dünya Şampiyonluğu var.Hücum olarakda her zaman ortalamanın üstünde bir oyuncuydu.Fotoğraftan da anlayacağınız üzere spora siyaseti karıştırmış bir adamdır.Gider ayak en büyük vurgunu Galatasaray'dan yaptı.Bütün sezon boyunca hiçbir şey oynamayarak paraları cebe indirdi.

30 Eylül 2009 Çarşamba

CSKA:2-Beşiktaş:1


İki formsuz takımın karşılaşmasında çok zevksiz bir maç oldu.Beşiktaş açısından baktığımızda son 10 günde değişen hiçbir şey yok.Bu zamana kadar oynanan maçlarda özellikle hücumda çok eksik olduğumuz belli iken 10 günlük arada Beşiktaş antremanlarda ne yaptı çok merak ediyorum.Duran top organizasyonu yok,kornerlerde zaten hiçbir zaman etkili olamadık.
Ortada giden maç Rüştü'nün hediyesiyle geri düştük.Juande Ramos Rüştü'nün Barcelona'da oynadığı zamanı hatırlamış heralde oyuncularına ortasahayı geçince kaleye vurun demiş.CSKA ne zaman kaleyi gördüğü her yerden şut attı.Yabancılar bile Rüştü'nün gözlerindeki problemi anladı ama Mustafa Denizli anlamadı. CSKA öne geçince geri çekildi.Topun hakimi biz gibi gözüktük ama pozisyon yaratamadık.İkinci yarıya biraz istekli başladık ama top kayıplarına bir çözüm bulamadığımız için çabuk söndük.Krasic elini kolunu sallaya sallaya girdiği ceza sahamız içinde düzgün bir vuruşla maçı 2-0'a getirdi.Bu golden sonra ölü olan maç artık eziyet haline geldi,bunda İlker Yasin'inde büyük payı var.
Mustafa Denizli Fenerbahçe ile Şampiyonlar Ligi gruplarında sıfır puan almıştı kendi rekorunu egale etme yolunda ilerliyor bakalım,hayırlısı.Rekoru kırma ihtimali olsa onuda başarabilecek kapasitede ama iyiki futbolda eksi puana düşmek yok.

17 Eylül 2009 Perşembe

Türkiye:67-Slovenya:69


Maça standart hale geldiğini zannettiğimiz beşimizle başlamadık.Özellikle bu seviye maçlarda hiç gereği yokken takım düzenini bozarak maça başlarsanız domino etkisi yaratarak sonunda maçı kaybetmenize neden olur.Ufak ayrıntıların çok önemli olduğu bu tip maçlarda biz maça çok büyük bir hatayla başladık.Bundan önceki maçlarda Kerem'le başlayıp Ömer Aşık'ı maçın başında iyi kullanabiliyorduk.Kerem'le başlamayınca hücumda hiç bir organizasyon yapamadık ve sadece ersan'ın zorlamalarına kaldık.Ersan kişisel gayretiyle ilk periyotta bizi bir yere kadar taşıdı ama sonra savunma yapmamamız ve Slovenya'nın yüksek üçlük yüzdesiyle birlikte fark 19 sayıya kadar açıldı.Takım olarak savunmada biraz kıpırdadık,farkı erittik ve ilk yarıyı 39-32 geride kapattık.İkinci yarıda Hidayet'in biraz hareketlenmesi ve eski savunmamızın geri gelmesiyle öne geçtik.Öne geçtik ama hiçbir zaman oyunu Slovenya'ya kabul ettiremedik.Hücumumuza kesinlikle bir çözüm bulmamız gerekiyor.Ersan belli bir sayıya her zaman ulaşıyor,Hidayet'te kendini buldu gibi ama bu iklinin yanına 15 civarı sayı atabilecek oyuncuyu hala bulamadık.Hücumda o üçüncü kişiyi bulduğumuz zaman iyi savunmamıza devam ettiğimiz sürece hala madalyanın en büyük adayıyız.Uzunlarımızdan bu maçta hiç verim alamadık.Oğuz savunmada aksıyor,hücumda hiçbir şey vermiyor.Ömer Aşık'ın serbest atış problemini çözmesi lazım.Serbest atış sokamadıkça oyundan düşüyor.Takımlar bunu bizim aleyhimize kullanmaya başladılar.Semih maça konsantre olmamıştı.Sonradan biraz toparlandı ama son iki maçtaki Semih'i arattı.Slovenya ikinci yarı alan savunmasının etkisiyle çok boş şut buldu ve maçı kazandı.Slovenya'yı hiç iyi bulmadım ,Hırvatistan bu Slovenya'ya elenirse büyük süpriz olur.Aslında birinci olamamıza sevindim,Hırvatistan bize çok ters gelen bir takım ve Yunanistan'dan alacak bir rövanşımız var.İnşallah bu son yenilgimiz olur.

15 Eylül 2009 Salı

Türkiye:69-Sırbistan:64


Maç çok sıkıcı ama son derece heyecenlı bir maçtı.Şimdi bu nasıl oluyor diyeceksiniz ama iki takımda savunmada birbirine nefes aldırmaz ve hücumda düşük yüzdeyle atarsa böyle bir maç ortaya çıkıyor.Hidayet'in 1/16 saha içi yüzdesi ve Ömer Aşık'ın 1/10 serbest atış yüzdesine rağmen Sırbistan gibi dirençli bir takımı yenmemiz bizim için umut verici.Hidayet'in hücum olarak düzeleceği kesin ama Ömer'in serbest atışlarına bir çözüm bulamazsak rakiplerimiz önümüzdeki maçlarda bunu bize karşı kullanabilir.Ersan'a dikkat çekmek istiyorum Hidayet'in hücumda iyi olmadığı son iki maçta bizi taşıyan isim oldu hemde savunmadan hiç vazgeçmeyerek.Kerem istikrarlı oynuyor,en ihtiyacımız olduğu yerde üçlüğü atıyor,asistleriyle takımı oynatıyor.İlk yarıda Teodasiç'i, ikinci yarıda Velickovic'i tutamadık.Velickovic'in iki yada üç tane el üstü üçlüğü olmasa maçın uzatmaya gitmesine hiç gerek kalmayacaktı.Polonya rejisi serbest atışlarda potayı göstermemekte ısrar ediyor.Maçın sonunda Kerem'le oynadığımız oyun çok güzeldi ama Hidayet topu tiplediğinde süre bitmiş olduğundan maç uzatmaya gitti.Uzatmada Sırbistan'ın tecrübesizliğinden iyi faydalandık ,sayı atmalarına izin vermedik.Maç kazanmak alışkanlık haline geldi.Bu dakikadan sonra kolay rakip yok inşallah kazanmaya devam ederiz.

Rüştü vs Sakatlık

Hazırlık kampından beri bir sakatım bir iyileştim diyen Rüştü sakat olmaya karar vermiş.Hiçte şaşırmadım açıkçası.Nedense İngiliz takımlarına karşı yenilme ihtimalimizin yüksek olduğu maçlardan önce aniden sakatlanıveriyor.Hakan Arıkan'ı Liverpool maçında nasıl ateşe attığını unutmadık,helal olsun Rüştü dalavereyi iyi beceriyorsun bir de kaleciliği iyi becerebilsen.

13 Eylül 2009 Pazar

Türkiye:63-İspanya:60

Maç benim için büyük bir heyecen fırtınası şeklinde geçti.Devre arası hariç yerime oturamadım,kendimi kasmaktan maç bitiminden ancak bir saat sonra kendime gelebildim. Bana bu heyecenı yaşattıkları için Milli takıma çok teşekkür ederim.Maçta yine iyi savunma yaptık,İspanya gibi bir takımı 60 sayıda tutmak her takımın yapabileceği bir iş değil.Maça Ömer Aşık'ın hücumlarıyla başladık.Ömer Aşık'ı içeride çok iyi besliyoruz, o da elinden gelenin en iyisini yapıyor.Bu performansına devam edebilirse turnuvanın en süpriz ismi olacak.Maçta genel olarak çok hücum ribaundu verdik ama maçın büyük bir kısmında oyuna hakimdik.Oyunu sete dönüştürerek, hızlı oynamayarak ve süreyi iyi kullanarak maçın hakimi olduk.Ne zaman erken atış attık zaten ribaundlarda çok iyi olan İspanya erken çıkarak çok kısa zamanda neler yapabileceğini gösterdi. Tanjeviç beni şaşırtmaya devam ediyor mesela Oğuz bugün kötü gerekli verimi veremedi,Oğuz'da hiç ısrar etmedi ve hemen çıkardı.Tanjeviç'e bişeyler olmuş açıkçası.Eski Tanjeviç olsa Oğuz'u normal dakikalarına kadar oynatır hem Milli takıma hemde Oğuz'a zarar verirdi.Ömer Onan hiç sayı katkısı sağlayamasada Navarro'ya yaptığı savunma ile maçın gidişatına çok etki etti.Ersan bıraktığı yerden devam ediyor.Rakip farketmiyor onun için hücumda ,savunmada müthiş işler yapıyor.Semih ve Kerem bugün için extra isimlerimizdi.Hidayet ve Ender'den sayı olarak hiçbirşey alamadığımız maçta, bizi oyunda tuttular.Semih kendisi hakkındaki yapılan eleştirileri okudu mu naptıysa artık oynamaya karar verdi ve Polonya maçındaki çıkışına devam etti.Kerem'i bence çok fazla kenarda tuttuk.Maç sonunda mükemmel bir blokla maçı kazandık.Her geçen maç daha iyi oynuyoruz ama rakiplerde zorlaşıyor.Şimdi önümüzde Sırbistan maçı var,başarılar Milli takım.

12 Eylül 2009 Cumartesi

Timofey Mozgov

2.15 m boyundaki Rus oyuncu turnuvanın en dikkat çeken uzunlarından biri.Faul sorununa girmediği son iki maçta savunma ve hücumda neler yapabildiğini gösterdi.Blokları çok etkili ,kalıbına görede çok atletik.Takip etmenizi öneririm .

10 Eylül 2009 Perşembe

Türkiye:87-Polonya:69

Maça iyi savunma yaparak başladık,hücumda da Ömer Aşık'ı iyi kullanınca bir anda öne fırladık.Polonya rejisinede iki laf etmeden duramıyacam köşelerden oynanan oyunları göstermemekte ısrar ediyorlar enteresan yani.Ersan kaldığı yerden devam ediyor.Böyle iyi savunma yapıp maça yüreğimizi koyduktan sonra yenilsek bile imsenin üzüleceğini sanmıyorum.Ömer Onan ilk iki maçın sayı kralı Logan'ı kitledi.Bence bu inanmışlığın kenetlenmenin bir göstergesi.Ömer Onan çıktı maça güç kaybı yaşamış olmasına rağmen elinden gelenin en iyisini yaptı.İyi savunma yapmaya devam ediyoruz sadece Gortat'tan istedikleri verimi alabildiler şimdilik.İkinci periyot sonunda konsantrasyon kaybından iki tane üçlük yedik bu onları ikinci yarı için biraz umutlandırdı.
Üçüncü periyota savunma yapmayarak başladık.Maç karşılıklı sayı atma şekline dönüştü.Maçta ilk defa seyirci etkisini hissettik.Lampe'yi durduramadık fark altı sayıya kadar indi.Tanjeviç çok yerinde bir molayla takıma yeniden savunma yapmasını hatırlattı.Ömer Aşık mükemmel bir hücum performansı sergiliyor.Hücumda güveni gelince savunmada da iyi işler yapmaya başladı.Semih bile takımın güzel oyunundan utanmış olmalı ki oynamaya karar verdi. Hidayet oyuna girdi ,iki üçlükle Polonya takımının direncini sıfırladı ve maçın bitişini yapan adam oldu.Bu maç Ömer Aşık ve Semih'i kazanma açısından çok iyi oldu.Diğer gruba iki galibiyet taşıyarak ve en önemlisi moral ve özgüven olarak en üst seviyede gidiyoruz.Çok iddialı olmak istemem ama bekle bizi madalya biz geliyoruz.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Türkiye:94-Bulgaristan:66

Maça iki kısamızdan eksik başladık.Ömer Onan'ın ateşli hastalığı sonucu halsiz olması ve Engin'in bileğindeki rahatsızlığın devam etmesi kısa rotasyonumuzu daralttı.Ömer'in rahatsızlığı tamamen bir şanssızlık ama Engin'in bileği Bormio'da sinyal vermişken neden Engin'de ısrar ediliyor anlamış değilim.Hakan Köseoğlu'nun harikalar yarattığı bir sezondan sonra en azından Engin'in yerine kadroya girmeyi sonuna kadar hakettiğine inanıyorum.
Maça dönersek dün akşamki beşten farklı olarak Sinan yerine Bekir'le başladık.Maçın başında biraz dağınığız dün akşamki maçın etkisinde başladık.Kerem sayı olarak turnuvaya gene kötü başladı ama bu akşam asistleriyle takımı iyi oynattı.Ender Kerem'le oynarken bariz bir şekilde hücumda çok rahat oynuyor.Ömer Aşık hücum ve savunmada etkili başladı.Semih oyuna girdi ve beni şaşırtmadı üç dakika içinde üç faul yaparak kenara geldi.Semih'in maçla hiç alakası yok tanjeviç'in onu kazanmak için elinden gelen herşeyi yapmasına rağmen Semih maçı hiç ciddiye almıyor.Biran önce kafasını toparlaması lazım bize ilerleyen maçlarda en azından savunma yönünden lazım olacak.İkinci periyotta çok iyi savunma yaptık ve bu savunmamızla maçı kopardık.İkinci yarıya Barış Hersek'le başladık.İkinci yarının tamamında oynadı.Takım onu oyuna sokmaya çalıştı ama Barış'tan hiçbir olumlu tepki göremedim.Boş şutları sokamadı,sürekli bir tedirginlik hali vardı.İkinci yarı oldukça zevksiz geçti.farkı hep 20 sayı civarında tuttuk.Hidayet ve Ersan ikinci yarı oyuna hiç girmedi.Onların dinlenmesi bizim için çok önemli.Ender'e maaşallah diyorum bu arada iki gündür ben dahilbayağı bir kişiyi dumurlara sokuyor buna eminim.Bu oyununda Kerem'in etkisi tartışılmaz.Polonya maçında Milli takımımıza başarılar diliyorum.

8 Eylül 2009 Salı

TÜRKİYE:84-LİTVANYA:76


1. Periyot:Maça kötü bir haberle başladık ,Ömer'in hastalığı bir an önce iyileşir umarım.Ersan maça iyi başladı.Hücum yönünden Hidayet ve Ersan'ın iyi oynamaları bizim için çok önemli.Ömer Aşık çok kolay fauller yaptı.Semih girdi yerine ama savunma açısından pek birşey değişmedi pick and roll'u savunamıyoruz.Bekir'in Hidayet'in yerine oyuna girmesi bizi savunma açısından biraz yükseltti.
2. Periyot:Bu periyoda daha istekli başladık.Ömer Aşık gene basit bir faul aldı.Savunma yönünden bugün pek iyi değil Petravicius çok rahat sayılar buldu.Ömer'in yerine Semih girdi.Semih'in maçla uzaktan yakından alakası yok, maça kafa olarak en uzak oyuncumuz.Oğuz oyuna girdi.Oğuz çok iyi oynamaya başladı.Uzunlarımız arasından ilk sayımızı Oğuz'la bulduk.İlk yarıda oyun kurucularımız hem oyun kurma bakımından hem de sayı üretme bakımından çok etkisizdi.
3. Periyot:Bu periyoda üçlüklerle başladık.Ender'in bir Sinan'ın iki üçlüğü bir anda bizi öne taşıdı.Sinan güler üçlükleri korkusuzca attı.Bu sayıları atması bizim için çok önemli.Her maç Sinan'dan sağlanacak 5-6 sayı bizim için extra olur.Ender bu periyotta gerek sayılarıyla gerekse takımı oynatmasıyla özlediğimiz Ender gibi oynamaya başladı.Semih maçın 3. periyotu olmasına rağmen maça ısınamadı.Oğuz Petravicius'u iyi tutmaya devam ediyor.Oğuz'un iyi oynamasına çok ihtiyacımız var çünkü diğer uzunlarımızdan hiç verim alamadık bu periyoda kadar.
4. Periyot:Final periyoduna girdik.İyi savunma yapıyoruz.Ender adete gözlerimi yaşartıyor bu kadar iyi oynayacağını hiç tahmin etmemiştim.Hidayet maça ağırlığını koydu.Jasaitis boş şutların hiçbirini kaçırmadı.Galatasaray iyi bir transfer yapmış gibi gözüküyor.Serbest atış yüzdemiz çok iyi.Semih nihayet 5. faulunu aldı.Ömer oyuna girdi.Ömer iyi oynamaya başladı,savunma yapmayı hatırladı,hücumda istekli.Maçın sonunda Litvanya'nın bize yaptığı taktik faulleri iyi değerlendirdik.Bizim için iyi bir başlangıç oldu.Her maç Ersan ve Hidayet'in yanına 15 ve üstü sayılara ulaşabilen birisini çıkarabilirsek madalya ihtimalimiz çok yüksek olur.İnsallah bunu başarabiliriz.